SARAYLAR

SARAYLAR

İstanbul bir saray şehridir, denilse yeri… Topkapı Sarayı, Çırağan Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Yıldız Sarayı Türk zevkinin inceliklerini yansıtan mimarlık şaheserleridir.

Dolmabahçe Sarayı
Dolmabahçe Caddesi, Beşiktaş  Tel : (0212) 236 90 00 (20 hat)  Pazartesi, Perşembe hariç 09.00-15.00

Yapımı 1856 yılında bitirilen Dolmabahçe Sarayı 110.000 m2’yi aşan bir alan üstüne kurulmuş ve ana yapı dışında onaltı bölümden oluşmuştur. Bu yapılar arasına Sultan II. Abdülhamid döneminde Saat Kulesi ve Veliahd Dairesi arka bahçesindeki Hareket Köşkleri eklenmiştir.
Osmanlı mimarları Karabet ve Nikogos Balyan tarafından yapılan sarayın ana yapısı; Mabeyn-i Hümâyûn (Selâmlık), Muayede Salonu (Tören Salonu) ve Harem-i Hümâyûn  adlarını taşıyan üç bölümden oluşur. Mabeyn-i Hümâyûn; devletin yönetim işleri, Harem-i Hümâyûn; padişah ve ailesinin özel yaşamı, bu iki bölümün arasında yer alan Muayede Salonu; padişahın devlet ileri gelenleriyle bayramlaşması ve önemli devlet törenleri için ayrılmıştır. 285 odası, 46 salonu, 6 hamamı ve 68 tuvaleti vardır. Harem Bölümü’ne bağlanan koridorlar boyunca padişahların, eşlerinin, şehzade ve sultanların yatak odaları, çalışma ve dinlenme odaları sıralanmaktadır. Atatürk’ün çalışma ve yatak odası da buradadır.

Ihlamur Kasrı 
Dolmabahçe Caddesi, Beşiktaş  Tel : (0212) 236 90 00 (20 hat)  Pazartesi, Perşembe hariç 09.00-15.00

Sultan Abdülmecit 1849-1855 yılları arasında, Merasim Köşkü ve Maiyet Köşkü’nü yaptırmış, ikisine birden de Ihlamur Kasrı adı verilmiştir.
Merasim Köşkü, ön cephesindeki barok çizgiler taşıyan merdiveni, ilginç ve hareketli kabartmalarıyla çarpıcı bir mimari görünüme sahiptir. Maiyet Kasrı dış ve iç süsleme açısından daha yalındır. V. Mehmet Reşat, sık sık buraya gelirmiş. Onun zamanında İstanbul’u ziyaret eden konuklardan Bulgar ve Sırp Kralları 1910’da burada ağırlanmıştır.

Çırağan Sarayı 
Dolmabahçe Caddesi, Beşiktaş  Tel : (0212) 236 90 00 (20 hat)  Pazartesi, Perşembe hariç 09.00-15.00

Boğaziçi’nin en güzel yerinde bir ahşap sarayın yerine 1871 yılında Sultan Abdülaziz tarafından Saray Mimarı Serkis Balyan’a yaptırılmıştır. Taş işçiliğinin üstün örnekleri sütunları zengin döşenmiş, mekânlar tamamlar. Odalar nadide halılarla, mobilyalar altın yaldızlar ve sedef kalem işleriyle süslüdür. Boğaziçi’nin diğer sarayları gibi Çırağan da birçok önemli toplantıya mekân olmuştur. Arka sırtlardaki Yıldız Sarayına bir köprü ile bağlanmıştır. Cadde tarafı yüksek duvarlarla çevrilidir. Günümüzde birçok sosyal aktiviteye ev sahipliği yapmaktadır.

İbrahim Paşa Sarayı
Sultanahmet Meydanı  Tel : (0212) 518 18 05  Pazartesi hariç hergün

Kanuni Sultan Süleyman’ın damadı Damat İbrahim Paşa’ya ait saray, Sultanahmet Meydanı’nda, tarihi hipodrum’un kademeleri üzerindedir. Günümüzde Türk-İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılmaktadır.

Yıldız Sarayı – Şale
Dolmabahçe Caddesi, Beşiktaş  Tel : (0212) 236 90 00 (20 hat)  Pzt., Perş. hariç 09.00-15.00

Sultan I. Ahmed Dönemi’nde “Has Bahçe”ler arasında olan, Sultan IV. Murad ve III. Selim dönemlerinde de ilgi gören bu çevre; III. Selim’in, annesi Mihrişah Valide Sultan için “Yıldız” adıyla yaptırdığı bir köşkün adı ile anılmıştır.
Koridorlar üzerinde düzenlenmiş, 60 oda ve 4 salonlu yapının görkemli mekânlarını Barok, Rokoko ve İslam etkilerini yansıtan kalem işleri, geometrik bezemeler ve manzaralı panolar süslemektedir. Köşk ve kasırlar eklenen yapılar topluluğu; Sultan Abdülhamid Dönemi’nde yapılan binalarla Yıldız Sarayı adını alarak, İmparatorluğun dördüncü yönetim merkezi haline gelmiştir.

Beylerbeyi Sarayı
Beylerbeyi  Tel : (0216) 321 93 20  Pzt.- Perş. hariç 09.30-17.00

Bölgenin adı Sultan III Murat döneminde Rumeli Beylerbeyi olan Mehmet Paşa’nın buradaki yalısından gelir. II. Mahmut döneminde yapılan ahşap sarayın yanmasıyla Sultan Abdülaziz, Mimar Serkis Balyan’a1861-1865 yılları arasında bugünkü sarayı yaptırmıştır. Sürekli oturulmayan Beylerbeyi Sarayı genellikle yaz aylarında, özellikle de yabancı devlet başkanlarının ağırlanmasında kullanılmıştır. Sultan II. Abdülhamit de ömrünün son altı yılını bu sarayda geçirmiş ve burada ölmüştür (1918).

1- Dolmabahçe Sarayı’nın denizden 600 metrelik bir rıhtımı, kara tarafında ise biri çok süslü iki anıtsal kapısı vardır.
2- Bakımlı ve güzel bir bahçenin çevrelediği bu sahil sarayının ortasında, tören ve balo salonu yer alır.
3- Girişte karşılaşılan Medhal Salon, üst kat ile bağlantıyı sağlayan Kristal Merdiven.
4- Ihlamur Yaz Sarayı’nın ön tarafı dramatik kabartmalarla dekore edilmiştir.

Küçüksu Kasrı
Anadolu Hisarı, Beykoz   Tel : (0216) 332 33 03   Pzt.- Perş. hariç 09.30-17.00

17.yüzyıldan başlayarak çeşitli kaynaklarda “Bağçe-i Göksu” adıyla anılan hasbahçede ilk olarak Sultan IV. Murat 18. yüzyılda ilk yapılaşma başlatmıştır. Sultan I. Mahmut bu hasbahçenin deniz kıyısına iki katlı ve ahşap bir saray yaptırmış, bu yapı III. Selim dönemlerinde onarılarak kullanılmış, Sultan Abdülmecit dönemindeyse padişahın emriyle yıktırılmış ve yerine bugünkü kâgir yapı inşa edilmiştir.
1857 yılında hizmete giren yeni Küçüksu Kasrı’nın mimarı Nikoğos Balyan Kalfa’dır. Bodrumu ile birlikte üç katlıdır. Dinlenme ve av için kullanılan, bir “biniş kasrı” niteliğindeki bu yapı Sultan Abdülaziz döneminde elden geçirilmiş, zaman zaman çeşitli onarımlar görerek günümüze kadar ulaşmıştır.
Kabartmalarla süslü, hareketli deniz cephesinde, bu cepheye yaslanmış şadırvanlı küçük havuzunda ve merdivenlerinde çeşitli Batılı süsleme motifleri kullanılmış, iç mekânları değerli eşyalar ve sanat eserleriyle bezenmiştir.
Alçı kabartma ve kalem işi süslemeli tavanları, birbirinden farklı renk ve biçimde, kıymetli İtalyan mermerleriyle yapılmış şömineleri, ince işçilikli parkeleri, çeşitli Avrupa üsluplarındaki mobilyaları, Sultan Abdülmecit tuğralı aynaları, kristal avize ve şamdanları, çoğunluğu Hereke yapımı halı ve seccadeleri, değerli tablolarıyla eşsiz bir sanat müzesi niteliğine bürünen Küçüksu Kasrı, Cumhuriyet döneminde bir süre devlet konukevi olarak kullanılmış, daha sonra da bir müze-saray olarak ziyarete açılmıştır.

Hıdiv Kasrı
Çubuklu Korusu, Çubuklu Yolu  No: 32 Beykoz   Tel : (0216) 413 96 44

Hıdiv Kasrı, İstanbul’un Beykoz ilçesinde Çubuklu sırtlarında bir yapıdır. 1907 yılında Mısır’ın son hıdivi Abbas Hilmi Paşa tarafından İtalyan mimar Delfo Seminati’ye yaptırılmıştır. Dönemin mimari modasına uygun olarak “art nouveau” tarzındadır. Hıdivlik, Osmanlı İmparatorluğu’nun Mısır valilerine verdiği unvandır. 19. yüzyılın sonlarında, Hıdiv Abbas Hilmi Paşa’nın, uzun süreli İstanbul’da kalması gerekti. Bunun üzerine, 1903 yılında günümüzde kasrın yerinde bulunan iki ahşap yalıyı ve arkasındaki ağaçlık yamaçları kapsayan 270 dönümlük bahçeyi de alarak Delfo Seminati’ye 1000 m2 alan üzerine kasrı yaptırdı.
1980’lerde Çelik Gülersoy tarafından restore edilmiştir.
Osmanlı mimarisinin dışında, Batılı tarzı vardır. Ana girişin ortasında mermerden ihtişamlı ve anıtsal bir çeşme vardır. Tavanı çatıya kadar vitrayla kaplıdır. İçinde çeşitli yerlerinde zarif çeşme ve havuzlar vardır. Bina plan olarak, salonlar arasındaki bağlantılar aracılığıyla havuzun etrafında bir daire çizmektedir. Bu daire sadece girişteki holle kesilmektedir. Bu holdeki tarihi asansör, dikkat çekici başka bir detaydır. Üst katta ise özel odalar bulunmaktadır.

Aynalıkavak Kasrı
Kasımpaşa Caddesi, Hasköy  Tel : (0216) 428 46 96

Haliç kıyılarından Okmeydanı ve Kasımpaşa sırtlarına doğru gelişen büyük bağ ve koru, İstanbul’un fethinden sonra, Osmanlı İmparatorluk Tersanesi’nin Kasımpaşa’da kurulmasıyla birlikte “Tersane Hasbahçesi” adını almıştır.
Üçyüz yıl boyunca Haliç kıyılarını süsleyen ve Aynalıkavak Kasrı olarak bilinen bu yapı, Osmanlı İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşabilen tek örnektir. Deniz cephesinde iki, kara cephesinde tek katlı kütlesiyle geleneksel Osmanlı mimarlığının son ve en güzel örneği olan Aynalıkavak Kasrı, bezeme (süsleme) açısından da çağının zevkini yansıtır. III. Selim döneminde yeniden düzenlenmiş, II. Mahmut döneminde dedeğişikliklere uğrayarak bugünkü görünümünü almıştır.

1- Anadolu yakasınıda bulunan Beylerbeyi Sarayı’nın Harem ve Selâmlık bölümleri ve tüm köşkleri onarılarak ziyarete açılmıştır.
2- Yıldız Sarayı görkemli salonu  3- Küçüksu Kasrı.

Tekfur Sarayı
Şişhane Caddesi Edirnekapı, Fatih  Tel:(0212) 522 17 50

Ayasofya Müzesi Müdürlüğü’nün izni ile gezilebilir.
İstanbul’un Edirnekapı ile Haliç arasındaki kara surlarına bitişik olarak inşa edilmiştir. 13. yüzyıla ait olduğu belirtilir. Bizans’tan günümüze ulaşabilen yegâne saray olması ve Bizans’ın sivil mimari tarzını yansıtması nedeniyle, dünya sanat tarihi açısından da oldukça önemli bir yere sahiptir. Günümüzde Tekfur Sarayı üç katlı ve çatısız bir haldedir. 1453 tarihinde, İstanbul’un fethinden sonra çeşitli amaçlar için kullanılmış, 1955-1970 yılları arasında onarım görmüştür.

Bukaleon Sarayı 
İstanbul Çatladıkapı’da Bizans döneminden kalma Bukaleon Sarayı, 9. ve 13. yüzyıl arasında İmparatorluk iskelesi olarak kullanılmış. İmparator Justinianus’un saray topluluğuna eklediği en önemli yapılardan biri olan ve Hormistas Sarayı adıyla da bilinen Bukaleon Sarayı’nın çok az, ancak değerli kalıntıları günümüze ulaşabilmiştir. Günümüzde mermer söveli pencereleri ile bu sarayın mahzeni ve görkemli kapısı görülebiliyor.

Magnaura Sarayı 
İmparatorlar devletin ihtişamını göstermek için yabancı elçileri büyüklüğü, görkemi ve altın, gümüş bezemelerleri ile ünlü bu sarayda kabul ederlermiş. Hükümdar düğünlerinin yapıldığı düğün salonu, yaldızlı aslanlarla süslü imparatorluk tahtı burada yer alırmış. Diğer saray parçaları gibi Magnaura’dan da galeriler sayesinde sarayın diğer parçalarına ve Ayasofya’ya geçmek mümkünmüş. Kremlin Sarayı ile Venedik’teki San Marco Bazilikası bu saraydan esinlenerek yapılmış.

1- Bucoleon Sarayı kalıntıları  2- Aynalı kavak Kasrı  3- Tekfur Sarayı, Doman ve erken dönem Bizans saraylarının tek örneğidir.
4- Akbıyık Caddesi üzerinde Bizans Büyük Sarayı kalıntıları.